Kağan

Blog List

  • 03 Eylül 2026

Grave of the Fireflies 1988 😭😭😭

Grave of the Fireflies bittiğinde ekrana bakarken hissettiğim o boğucu çaresizliği ve yanaklarımdan süzülen yaşları durduramayışımı unutmam mümkün değil. Çoğu insan animelerin sadece çocuklara hitap eden, neşeli ve renkli dünyalar olduğunu düşünür; ancak Isao Takahata'nın 1988 yapımı bu şaheseri, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en ağır, en kahredici...
View More
  • 01 Eylül 2026

Drishyam 2015

Hint sinemasına karşı yıllarca beslediğim o gereksiz ön yargıyı yerle bir eden, bana "İyi ki önerilere kulak asıp izlemişim" dedirten o eşsiz şaheser: Drishyam. Dün gece 1. filmi tekrar izlemek istedim. Çoğumuzun aklında Hint sineması dendiğinde bitmek bilmeyen dans sahneleri, abartılı aksiyonlar ve klişe dramalar canlanıyor, biliyorum. Ancak ben b...
View More
  • 28 Ağustos 2026

Brokeback Mountain 2005

Brokeback Mountain'ı izlediğimde filmin jeneriği akarken ekrana öylece bakarken, boğazımda koca bir düğümle koltukta çakılıp kaldım. Ang Lee'nin 2005 yapımı bu başyapıtı, dışarıdan bakıldığında sadece "imkansız" bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında toplumun, korkuların ve zamanın arasına sıkışmış, yaşanamayan koca bir hayatın trajedisini o kada...
View More
  • 20 Ağustos 2026

The Stonning Of Soraya M.

"The Stoning of Soraya M." (Soraya'yı Taşlamak) filmini izledikten sonra uzun bir süre kendime gelemediğimi, içimde biriken o korkunç öfke ve çaresizlikle ekrana baka kaldığımı çok iyi hatırlıyorum. Bazen sinema bizi hayal dünyalarından alıp insanlığın en karanlık, en utanç verici gerçekleriyle yüzleştiren acımasız bir aynaya dönüşür. 1986 yılında...
View More