Kağan

Blog List

  • 10 Temmuz 2026

The Man Who Knew Too Much 1956

Alfred Hitchcock'un kendi filmini (1934 yapımı olanı) yeniden çektiği 1956 yapımı The Man Who Knew Too Much (Çok Şey Bilen Adam), sıradan insanın bir anda kendini uluslararası bir kaosun ortasında bulmasını anlatan, gerilimi ince ince işleyen bir başka başyapıt. Fas'ta huzurlu bir tatil yapan Amerikalı McKenna ailesinin (James Stewart ve Doris Day)...
View More
  • 19 Haziran 2026

Casablanca 1942

Casablanca'yı izlediğim o ilk günü hiç unutamam... Benim için bu filmin anlamı sadece sinema tarihinin en büyük klasiklerinden biri olmasından değil, Ingrid Bergman'ı ilk defa bu filmde keşfetmiş olmamdan geliyor. Ekranda o dumanlı Rick's Cafe'nin içinde belirdiği ilk anı hatırlıyorum; sadece o inanılmaz, duru güzelliğiyle değil, o tarifsiz ışığıyl...
View More
  • 15 Haziran 2026

Gaslight 1944

Ingrid'i ilk keşfettiğim yıllar sanırım 20 sene kadar öncesinde bulduğum her filmini izlemeye başlamıştım. O zamanlar tabi Gaslight nedir bilmiyorum. Hayatıma Gaslighting de eklenmişti, biraz hazırlıklı olmamı sağladı kimse beni delirtemez :D. Yıllar sonra tekrar izlemek istedim bu filmi, ya da Ingrid'i göresim gelmiş de olabilir bilemiyorum, şüphe...
View More
  • 24 Mayıs 2026

Bir bok denizindeydik, umuttu Godot.!

Beklemek ama neyi beklemek?...Yapacak bir şey yok. En Attendant Godot / Samuel Beckett "Yapacak bir şey yok" diye açılıyor oyun. Estragon'un ayakkabısıyla boğuşurken söylediği bu cümle, aslında oyunun tamamının özeti. İki adam, bir yol kenarında, çıplak bir ağacın altında, gelmeyeceği belli olan birini bekliyor. Bekliyorlar çünkü başka ne...
View More